Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
www.ihya.org 4. yilinda
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :

Kitaplık > Saban Kuzgun > Dört Incil Farkliliklari ve Celiskileri > 7) Muharref İncillere Göre Hz.îsa'nın Sözlerinde Kin ve Nefret Unsurları

7) Muharref İncillere Göre Hz.îsa'nın Sözlerinde Kin ve Nefret Unsurları

Hristiyan misyonerleri dinlerini yaymak üzere propaganda yaparlarken ençok Hristiyanlığm sevgi, saygı, şefkat ve merhamet dini olduğunu ileri sürerler. Bu iddialarını ispat etmek için İndilerden bu iddiayı destekleyen öze! pasajları seçip bunları örnek olarak gösterirler. Mesela: "Biri gelip bir yanağına vurursa öbür yanağını da çevirip ona da vurmasını sağla"; "Dostlarını sevdiğin gibi düşmanlarını da sev"(170) gibi ifadelerin arkasına saklanan Hristiyan misyonerleri, bu dinin ve İndilerin, tamamı ile sevgi, saygı, şefkat ve merhamete dayalı olduğu İntibaını uyandırmaya çalışırlar. Halbuki İndilere kısaca bir göz attığımız zaman durumun hiç de misyonerlerin dediği gibi olmadığını kolayca görürüz. Evet İndilerde sevgi, saygı, şefkat ve merhamet ile ilgili bazı


r


ifadeler vardır, ancak bunlar İndilerde çok az bir yer kaplamaktadırlar. Gerek İndilerde ve gerekse Kitab-ı Mukaddesin diğer bölümlerinde kin, nefret, düşmanlık ve intikam duyguları öylesine çok yer kaplamaktadır ki, bunlar sevgi ve şefkat ile ilgili olarak mevcut olan birkaç satırın etkisini tamamen yok etmektedir.


Dört încilde ve Yeni Ahidin diğer kitaplarında yer alan kin ve intikam duygusu aşılayıcı pasajlar yüzünden Hristiyan dünyası bir türlü savaşsız edememektedir. Asırlarca süren Haçlı Seferlerinin kaynağı, İnciller ve Pavlos'un Mektuplarıdır. Haçlı Seferleri sırasında Hristiyan ordusu, sadece Hristi-yan olmayanlara saldırmamış, bunların yamsıra sefer sırasında gelip geçtikleri yerlerdeki Hristiyan halka da zulüm ve işkenceler yapmışlardır. Hristiyan batı dünyası kan dökme ve zulüm ihtirasını muharref İndilerden almıştır. Çünkü İndilerde Hz. îsa'nın şöyle söylediği iddia edilmektedir: "Ben dünyaya ateş almaya geldim, eğer şimdiden tutuşmuşsa daha ne is-terim...Dünyaya selamet getirmeye rni geldim sanıyorsunuz? Size derim ki hayır; fakat daha doğrusu ayrılık getirmeye geldim. Çünkü bundan sonra bir evde beş kişi olacak, üçü ikiye, ikisi de üçe karşı aynlacaklar"(171). Luka İncilinde geçen bu pasaja göre Hz. İsa, yer yüzüne sevgi ve şefkat getirmeye değil, aksine ateş atmaya, fitne fesat çıkarmaya, insanlar arasına ayrılık sokmaya, beş kişilik bir toplulukta dahi tesanüd ve ahengi yoketmeye gelmiştir.


indilere göre Hz. İsa, barıştan yana bir kimse değildir, İndilerde o, kılıç ve savaş çığırtkanlığı yapan bir kimse olarak takdim edilir. Matta'da bu durum açıkça görülmektedir. "Yer yüzüne selamet getirmeye geldiğimi sanmayın, ben


171) Kitab-ı Mukaddes, Utku, 12 : 49-52


170) Kilah-ı Mukaddes, Matta, 5 : 43-44 ;Luka, 6 : 29-30


270


271


selamet değil, fakat kılıç getirmeye geldim."(172) Naklettiğimiz bu ifadeler bizzat indilerde yer almaktadır. Asırlardan beri bu duygularla beslenen Hristiyan batı dünyası, bu duyguların etkisi ile kendi aralarında on yıl, yirmi yıl, otuz yıl, hatta yüzyıl süren savaşlar yapmışlar ve sürekli olarak kan dökmüşlerdir. Hristiyanlar kılıçla, silahla insanları yoketmeyi, mahvetmeyi muharref İndilerden İlham alarak ve Hz.isa'nın direktifleri doğrultusunda gerçekleştirmişlerdir. İndilerin naklettiğine göre Hz-İsa, kendisine inanmayan, yani Hristiyan olmayan insanları Ölü olarak kabul etmektedir. Dolayısı ile ölü mesabesinde olan insanları öldürülmesinde hiçbir mahzur yoktur. Bu konuda Matta İncilinde şu ifadeye rastgeliyoruz: "Şakirtlerden bir başkası İsa'ya dedi: Ya rab! bana izin ver, önce gideyim ve babamı gömeyim, fakat İsa ona dedi: Benim ardımca gel, ölüleri bırak, kendi ölülerini gömsünler"(173). Hz. İsa'nın, babası ölen öğrendnin, babasının cenazesini kaldırmak üzere izin istemesine karşılık ona vermiş olduğu bu cevap ve gerekli izni vermeyişi İncillerdeki insan sevgisinin mahiyetinin ne olduğunu açıkça göstermektedir. Ayrıca bu olay, hern Hz.îsa'nın (Muharref İndilere göre) ana babaya karşı sevgisizliğini ortaya koymakta, hem de "Bırak ölüleri, kendi ölülerini gömsünler" demek sureti ile kendisine inanmayan, yani Hristiyan olmayan insanları ölü saydığını ispat etmektedir.


Muharref indilerde şekillenen bu kin ve nefret, Hz.îsa'nın çarmıha gerilmesi hikayeleri İle zirveye ulaşmıştır. Dört incilin de son kısmında yer alan çarmıha gerilme hikayesi, Hr isti y anla n n kalbinde Hristiyan olmayan insanlara karşı, özellikle Yahudi ve Putperestlere karşı sönmez bir kin,


172) Kitab-ı Mukaddes, Matla, 10 : 21-22 173) Kitab-ı Mukaddes, Matta, 8 : 21-22


272


buğz ve nefret duygusu uyandırmakla kalmamış, aynı zamanda Tanrı'ya karşı bir isyan ve galeyan meydana getirmiş-tir. Muharref İncillerdeki okudukları satırlardan, "Eloî, Eloî lama sabaktanî" (Tanrım, Tanrım! Niye beni terkettin) (174) diye çarmıha gerildiği sırada Allah'a isyan eden Hz.İsa'yı, ellerinden, ayaklarından ve başından çivilerle ağaçlara çakılmış, orada susuzluktan ve acıdan inliyor olarak tasavvur eden Hristiyanlar, İndilerin takdim ettiği Hz. İsa'nın hissettiklerinin aynısını hissederek Allah'a isyan etmekte ve Hz.İsa'nın intikamını almak üzere bütün dünyayı ateşe vermekten Çekinmemektedirler. Her pazar günü ayin için kiliselere götürülen küçük çocuklar, çarmıha gerilmiş İsa tasvirlerini gördükçe daha o yaşlardan itibaren, kalpleri İsa düşmanlarına karşı kin ve nefretle dolmakta ve onlar büyüdükçe kalplerin-deki bu kin ve nefret de onlarla birlikte büyümektedir. Hz. İsa'nın çarmıha gerilmesi olayı, bir yandan onu çarmıha gerenlere karşı kin ve nefret duygusu uyandırırken, öbür yandan çarmıhta İsa'yı terkeden Allah'a karşı şuur altında (Hz.İsa'yı çarmıhta terketmesi yüzünden) bir isyan ve nefret duygusu uyandırmakta ve Hristiyanları, Allah'ın Hz. İsa'ya karşı bir haksızlık yaptığı hissine sevketmektedir.


Hristiyanlıktaki "Ekmek Şarap Ayini" de Hristiyanların şuur altlarına gizli bir sadizm ve kan döküculük duygusunu yerleştirmektedir. Şarabın, Hz. îsa'nın kanını, ekmeğin de onun etini temsil ettiğini İndiler haber verdiğine göre(175), Ekmek Şarap Ayininde bir yandan et yendiği, öbür yandan kan içildiği duygusunu yıllarca hissederek büyüyen Hristiyan çocuklar, insan öldürmekten ve kan dökmekten korkmaz hale gelmektedirler. Kiliselerde sürekli olarak İsa'nın etini yediğini


174) Kitab-ı Mukaddes, Markos, 15 : 34


175) Kitab-ı Mukaddes, Markos, 14: 22-24


273


ve kanını içtiğini hayal eden her Hristiyan, artık İsa'nın İntikamım almak için kan dökmekten ve insan Öldürmekten asla çekinmez olmaktadır.


M.S. ilk asırlarada Hristiyanlara yapılan zulüm ve işkencelere mukabil, Hıristiyanların, M-.S. dördüncü asırdan itibaren başlatıp günümüze kadar sürdürdükleri zulüm ve işkencelerin, savaşların ana kaynağı, onların Kitab-ı Mukaddesidir. Çünkü kin ve nefret sadece İndilerde ve Yeni Ahidin diğer kitaplarında değil, hemen hemen Kitab-ı Mukaddesin bütün kitaplarında işlenen ana mevzu durumundadır.


Hristiyanlıgın bugünkü şeklini almasında en büyük pay sahibi olan Pavlos'un, bütün risalelerinde kin ve nefret kusulmaktadır. Pavlos, Romalılara yazmış olduğu mektubunda günahkârların katledilmesine şöyle fetva vermektedir: "Bütün haksızlık, kötülük, tamah ve şerirlikle dolmuş olarak, haset, katil, zina, hile, huysuzluk ile dolu, kötülük söyleyenler, zemmamlar, Allah'ın menfurları, küstah, kibirli, övünü-cü, kötü şeyler mucidi, ana babaya itaatsiz, anlayışsız, sözünde durmaz, tabii sevgiden mahrum ve merhametsizdirler. Bu gibi şeyleri işleyenler ölüme müstehaktırlar"(176}. Pavlos'a göre sayılan günahları İşleyenleri öldürmek gerekir. Yine Pavlos, Titus'a yazmış olduğu mektupta şöyle söylemektedir: "Nizamsız, boşboğaz, aldatıcı birçok kimseler, bilhassa sün-netlilikten olanlar vardır, onların ağzını kapatmak lazım-dir...On!ardan kendilerinin peygamberi olan biri demiştir: 'Giritliler daima yalancı, kötü canavarlar, tembel oburlardır.' Bu şehadet gerçektir...Fakat murdar olanlara ve imansızlara hiçbir şey temiz değildir" (177). Pavlos burada açıkça Hris-


176) Kitab-ı Mukaddes, Romalılara Mektup, l : 29-32


177) Kitab-ı Mukaddes, Titus'a Mektup, l : 10-15


274


tiyan olmayan imansızların murdar olduğunu, onların hiçbir j şeylerinin temiz olmadığını İddia ettiği gibi, Girit halkını j hedef alarak onlar hakkında başka bir şahsın söylemiş olduğu/ sözlerin doğru olduğunu, yani Giritlilerin yalancı, kötü canavarlar olduklarını ifade etmektedir. Hz. İsa'nın Kudüs şehrini hedef almasına benzer şekilde Pavlos da Girit adasını ve Giritlileri hedef almaktadır.


Pavlos'un, diğer mektuplarında da insanlar'hakkında aşağılayıcı karanlık tablolar çizdiği görülmektedir. Pavlos'a göre "İnsanlar, kendilerini seven, parayı seven, övünücü, mağrur, küfürbaz, ana^ babaya ltaatsiz,_nankör. murdar, şefkatsiz, imansız, iftiracı, nefsine mağlup, azgın, iyilik düşmanı, hain, inatçı, kibirli, zevki Allah'tan ziyade seven, takva sureti-ni gösterip, onun kuvvetini inkâr edcnlerdjr"(178). Pavlos'un bu ifadesine bir de Hz. isa'nın şu ifadesini eklediğimiz zaman Hristiyanlıgın insanlara bakış açısını tam olarak tesbit etmiş oluruz. Muharref İndilere göre Hz. İsa şöyle söylemektedir: "Benden evvel gelenlerin hepsi haydut ve hırsızdır"(179). Pavlos'un dediklerine paralel olarak İndilerde Hz.İsa'ya nisbet edilen bu sözler, herşeyi açığa çıkarmaktadır.


Şimdi insafla sormak lazımdır: Kadınları, ellerinde hiçbir delil olmadığı halde cadılıkSa suçlayıp ateşte yakan, ruh ve akıl hastalarını, vücutlarına cin girdiği düşüncesi ile asırlarca sopa ile tedavi etmeye çalışan, kiliseye karşı geldikleri iddiası ile bazı masum insanları engizisyon mahkemelerinde sorgusuz sualsiz ölüme mahkum eden bu dinin, yukarıda aktarılan pasajları gördükten sonra sevgi, bağış ve şefkat dini olduğunu söylemek mümkün olabilir mi?


178) Kitab-ı Mukaddes, Ttmoteos'a 11. Mektup, 3 :1-5


179) Kitab-ı Mukaddes, Yuhanııa, 10:8-9


275


Batılı bazı araştırmacılar, indilerde ve Kitab-ı Mukaddes'in diğer bölümlerinde ekilmiş bulunan bu kin ve nefret tohumlarını görmezlikten gelerek eserlerinde Hristiyanlar ve Hz. İsa hakkında masum sevgi ve şefkat hikayelerine yer vermektedirler. Onlara göre Hz. İsa bir psikiyatristtir, o sevgi ve şefkat sembolüdür. Bütün insanları anne sevgisi ile sevmektedir, ö, Bütün Hristiyanlara anne sevgisi ile sevmeyi, karşılıksız olarak sevmeyi öğretmiştir. Çocuklar anne ve babadan ne kadar nefret ederlerse etsinler, anne ve babanın çocuklara karsı sevgisi nasıl azalmıyorsa, Hz. İsa'nın da insanlara karşı olan sevgisi aynı şekilde azalmıyormuş(180). Dolayısı İle bütün Hristiyanlar da Hz. İsa'nın bu karşılıksız sevgisi gibi bir.sevgiye sahip İmişler. Ernest. M. Ligon, Hristi-yan ahlâkına yerleştiğini ve Hristiyan şahsiyetini oluşturduğunu iddia ettiği bu psikolojiye şöyle bir misal vermektedir :


"Hristiyan bir ailenin çocuğu olan Bradley, zaman zaman annesine yardım ettiği için, yapmış olduğu yardımların karşılığını istemek üzere sabah kahvaltısı İçin sofraya oturunca, annesinin tabağına katlanmış bir kağıt parçası koyar. Annesi sofraya gelip oturunca kağıdı alır ve okur. Pusulada şunlar yazılıdır: Annenin Bradley'e olan borcu için :


Siparişleri getirdiği için 0.25 dolar


İyi hali için 0.10


Müzik dersi aldığı için 0.10


Ekstralar için 0.10


Toplam 0.55


Kağıttaki yazıyı okuyan anne hiçbir şey söylemez. Ancak öğle yemeğinde anne, oğlu Bradley'in tabağına 0.55


180) Archie J. Batım, The World's Living Religions, New York, 1964, p. 258


276


dolarla beraber bir pusula bırakır. Bu defa pusulada annenin şöyle bir listesi yer almaktadır:


Bradley'in anneye borcu için:


İyi halinden dolayı 0.00 dolar


Kızıl hastalığı esnasında ona baktığı için 0.00


Elbise, ayakkabı, eldiven ve oyuncaklar için 0.00


Ona hazırladığı yiyecekler ve odası için 0.00


Toplam olarak Bradley'in anneye borcu 0.00


Pusulayı okuyan Bradley ağlayarak annesinin boynuna sarılır ve 'Elli beş senti geri al ve bana sevgini ver' diyerek ona yalvanr"(181).


Yukardaki satırların yazarı Ernest Ligon'a göre Hristiyan şahsiyetinin Bradley örneğinde görülen böyle bir sevgi üzerine kurulmasında Hz. İsa'nın sunmuş olduğu sevgi mesajının büyük bir katkısı vardır. Herhalde yazar İndileri hiç okumamış. Yeni Ahit sayfalarında imansızlarla birlikte günahkârların da öldürülmeleri gerektiğini belirten satırları hiç görmemiştir. Özellikle Hz.îsa'nın annesine, "anne" diye hitabetmeyip, "Kadın, benden sana ne!" diyerek yaptığı hakaretlere hiç şahit olmamıştır. H ri s ti y anlığı propaganda etmek amacı ile yazılmış olan eserlerde yer alan Hristiyanlıktaki sevgi, Hz. îsa'daki sevgi ve şefkat hikayelerini okuduğumuz zaman sanki bu eserlerin, İndilerde takdim edilen Hz. Isa ve Hristiyanlıktan başka bir İsa ve Hristiyanlıktan bahsettiklerini sanmaya başlıyoruz. Nerede Ernest Ligon'un bahsettiği sevgi ve şefkat timsali Hristiyanlık? Bugün elde mevcut încillerdeki Hristiyanlık, maddeci, sevgisiz, kin ve nefret duyguları ile dopdolu bir Hrİstiyanlıktır.


181) Ernest M. Ligon, The Psychotogy ofthe Chrislian Personality, New York, 1946, p. 51-52


277
Saban Kuzgun - www.ihya.org - Dört Incil Farkliliklari ve Celiskileri


Eserin yazarı Saban KuzgunEser: Dört Incil Farkliliklari ve Celiskileri

03.11.2009 tarihinden beri 3104 defa okundu. Son gösterim: 20.06.2019 - 12:50

Kitaplardan Konular

· a-Muharref Dörtİncİle Göre Hz. İsa'nın Hayatı
· BİBLİYOGRAFYA
· 2 - MİLAT ÖNCESİ YÜZYILLARDA YAPILAN ÇALIŞMALAR
· 5 - HRISTİYAN BATI DÜNYASINDA YAPILAN ÇALIŞMALAR
· 3) Muharref İncillere Göre Annesine ve Kardeşlerine Karşı Tutumu
· d- Muharref încillerde Havarilerle ilgili Çelişkiler
· 4- BARNABA İNCİLİ
· 11) Muharref İncillere Göre Hz Isa'nın Sözlerinde Kadın Haklari ve Boşanma
· b- Muharref încillerde Hz.Yahya ile İlgili Çelişkiler
· 12) Muharref İncillere Göre Hz.Isa'nın Sözlerinde Servet Düşmanlığı ve Tembellik




Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber