Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
www.ihya.org 4. yilinda
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :

Kitaplık > Hasan Arikan > Muhtasar Islam Tarihi >    Peygamberimiz'in Hemşehrilerine Rahmet ve Şefkati

   Peygamberimiz'in Hemşehrilerine Rahmet ve Şefkati

·    Mescîd-i Haram'dan Mescîd-i Aksâ'ya
·    Mescîd-i Aksâ'dan Semâvât'a
·    Mîrâc'ın Mertebeleri
·    Mîrac'da Peygamberimiz'e ve Ümmetine Yapılan İhsan veTeşrî Kılınan Hükümler
·    Mî'rac Mûcizesini Müşrikler Nasıl Karşıladı?
·    Hz.Ebû Bekir (R.A.)'ın Sıddıkıyyeti

Peygamber Efendimiz, Sakıf kabîlesinden (Tâiflilerden) üzgün bir halde Mekke'ye yönelmişti. Düşüne düşüne yürümeğe devam edip Mekke'ye iki konak uzaklıkta bulunan Karn-ı Seâlib mevkiine geldiği zaman, başının üzerinde bir bulutun kendisini gölgelemekte olduğunu ve dikkatlice bakınca, bulutun içinde aslî hâlinin görünüşü ile Cebrâil'in olduğunu gördü.

Cebrâil seslenerek; "Şüphe yok ki Allâhü Teâlâ, kavminin Sana ne söylediklerini işitti. Allâhü Teâlâ, Sana şu dağların, yerlerin, göklerin feriştahını (meleğini) gönderdi. Kavmin hakkında ne dilersen O'na emredebilirsin!" dedi.

Bunun üzerine, O acîp kudret sâhibi feriştah melek seslendi. Peygamberimize selâm verdi ve; "Ey Muhammed! Cebrâil doğru söyledi. Sen ne dilersen dile! Emrine âmâdeyim: Eğer şu iki yalçın dağın, Mekkeliler üzerine kapanırcasına birbirine kavuşmasını istiyorsan emret kavuşturayım!" dedi.

Peygamberimiz; "Hayır! Ben böylesini istemem! İsterim ki, Allah bu müşriklerin sulbünden, Allâh'a hiçbir şeyi şerik koşmaksızın ibâdet edecek bir nesil ortaya çıkarsın!" dedi.

Tâif'de verilen sıkıntı ve eza, Peygamberimiz'e Uhud gününden daha ağır gelmişti.

Peygamberimiz, Mekke'ye girmeden bir merhâle geride Batn-ı Nahle denilen mevkîde oturdular. Tâiflilerin kendisine gösterdikleri çirkin hareketlerden üzülmüşlerdi. Orada, Rahman Sûresini tilâvet ederken, cin taifesinden bir güruh gelerek O'nu dinlediler ve imân ettiler.

Peygamber Efendimiz, bir müddet o mevkîde oturduktan sonra Mekke'ye geldi. Şehre girmeden, Mut'im ibn-i Adiyy isimli, tanınmış bir adama haber gönderip, kendisini himâyesine almasını istedi. O da kabul etti. Gelip evine götürdü. Müsafir etti.

Harem-i Şerif'de namaz kılarken, Ebû Cehil O'nu görünce Mut'im'e; "Himayende mi, yoksa tesadüfen mi arkana düştü?" diye sordu.

Mut'im; "Himayemde" deyince ses çıkaramadı.

Mut'im'in bu iyiliğini Müslümanlar hiçbir zaman unutmadı. Bedir esirleri hakkında konuşmak için, Mut'im'in oğlu Medîne'ye gelince, Hz.Peygamberimiz ona; "Eğer baban sağ olup da gelseydi, şu kokmuş herifler hakkında şefâatte bulunsaydı, bağışlardım!" dedi.
Hasan Arikan - www.ihya.org - Muhtasar Islam Tarihi


Eserin yazarı Hasan ArikanEser: Muhtasar Islam Tarihi

03.11.2009 tarihinden beri 3784 defa okundu. Son gösterim: 20.03.2019 - 12:39

Kitaplardan Konular

· TEBÜK GAZÂSI
·    BİZANS
·    Kalenin Muhasara Edilmesi
·    9- Yavuz Sultan Selim; Hükümdarlığı; M.1512-1520
·    Sevir Mağarası'nda Geçirilen Günler
· Huneyn Ganimetlerinin Taksimi
·    Bedir Harbinde Nasıl Çarpışılacağının Müzâkeresi
·    Timuroğulları
· HENDEK MUHAREBESİ
· H İ C R E T




Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber