Kitaplar | Konular | Negatif Limanlar'dan Pozitif Sulara

5) Düşünmeyi Öğrenin

İnsanlık tarihinde, insanoğlunun gelişimine en fazla katkıda bulunan bilim adamlarından biri olarak kabul edilen Edward de Bono'nun, dünyaca ünlü seminerlerinden birini "New Thinking"i vermek üzere İstanbul'a geleceğini duyduğumda çok heyecanlandım.

De Bono, Çırağan Sarayındaki seminerinde rekabetin özünü şu fıkra ile açıkladı: "İki çocuk ulusal parkların birinde gezinirken, saldıracakmış gibi görünen bir ayıyla karşılaşmışlar. Çocuklardan biri hemen kaçmalarını önermiş. Diğer çocuk sakin sakin yere oturmuş ve koşu ayakkabılarını giymeye başlamış. Öbürü şaşkınlıkla ona bakmış. 'Yoksa ayıdan hızlı koşacağını mı sanıyorsun?' diye sormuş. Yerde oturan, kafasını kaldırmış. 'Hayır. Ayıdan hızlı koşmam gerekmez ki, senden hızlı koşmam yeter.'

"Rekabet, ayakta kalmak için gereklidir" diyor De Bono. Rekabetüstü olmak ise başarı için gereklidir. İşte bu nedenle ikisini birbirinden ayırmalıyız. Rakip olmazsa rekabet olabilir mi? Hayır, olamaz; çünkü rekabet kendini başkalarıyla karşılaştırmaya dayalıdır. Rakip olmazsa rekabetüstü olunabilir mi? Olunabilir, çünkü bu durumda amaç, daha iyi değerler üretmeye çalışmaktır. Daha önce ürettiğiniz bir değeri aşmaya çalışırsınız. Rekabetüstü. olmanın itici gücü değerlerdir. Kendinizi aşmaya uğraşırsınız.

Edward de Bono, ayrıca günümüzün analitik düşünme metodunu şekillendiren, eski Yunan düşünürlerinin, insanları eksik düşünmeye alıştırdığını ve yanlış düşünmeye mahkum ettiğini söylüyor. De Bono'nun dünyaca ünlü bazı keşiflerin ilk değerlendirilmeleri ile ilgili tespitleri şöyle:

? Daktilo makinesi başlangıçta, yalnızca görme özürlülere yardım aracı olarak görülmüştü.

? Başlangıçta tükenmez kalem pazarının, hava basıncının azalmasından ötürü dolmakalem kullanamayan, yüksekte uçan havacılarla sınırlı olacağı sanılmıştı.

? İlk pazar hesaplamaları, tüm dünyadaki bilgisayar talebinin sekiz makineyle sınırlı olacağını göstermişti.

? Koca bir fotokopi makineleri sanayiini yaratan Xerox işlemi, başlangıçta yalnızca basıma yardımcı bir yol olarak görülmüştü. Hatta IBM, kendisine önerilen bu sistemi reddetmişti.

? Western Electric, başlangıçta kendisine önerilen Alexander Graham Bell patentlerini istememişti;

çünkü telefon yalnızca bir elektronik oyuncak olarak görülüyordu.

Bu tespitlerden sonra aklıma okul yıllarındaki bir anım geldi. Okula bir gün balık getirmiştik ve sınıfta balığın iç organlarını inceliyorduk. Bir arkadaşım öğretmene, "balığın iç organlarını öğreneceğimize, balığın taze mi, yoksa bayat mı olduğunu öğrensek daha faydalı olmaz mı?" deyince öğretmenimizin büyük bir kızgınlıkla ona, "üzerine vazife olmayan işlere karışma!" diye bağırdığını hiç unutmuyorum.

Bu anı bende düşünme konusunda fevkalade negatif bir motivasyon meydana getirmişti. Geçmiş yıllarda ülkemizde meydana gelen bir çok olayı gözönüne aldığımızda. De Bono'nun düşünmeyle ilgili fikirlerine ne kadar ihtiyacımız olduğu açıkça ortaya çıkıyor.

Edward De Bono'nun Çırağan Sarayı'nda yaptığı seminerden çıkarken, düşünmenin öğrenilebilir bir teknik olduğunu öğrenmenin mutluluğunu yaşıyordum.


Konular